Ahbap: Anadolu Halk ve Barış Platformu. Bu bir Sivil Toplum Kuruluşu yani kısaca STK. Bu tarz örgütler kar amacı gütmeden belli idealler etrafında toplanırlar ve o ideallerin gerçekleşmesi için insani gayretlerini özveriyle ortaya koyarlar. Genel Başkanımız Haluk Levent. Ben kendisiyle şahsen tanışmadım ama O’na dair pek çok şeyi yakın çevresinden dinledim ve bu hareketin nasıl oluştuğuna dair ikna oldum. Bu yüzden sistemle seyrelmiş ilişkimi tarlayla, marangozlukla yeniden kurgulamaya çalıştığım bir evrede hizmetimi adayabileceğimi düşündüğüm genç dinamik bu yapı bendenizi de içine kabul etti.

Şimdi kelime kelime anlamaya çalışalım. Anadolu; yabancıların deyişiyle Asia Minor, Küçük Asya, Nazım’ın deyişiyle: Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket. Bu sözcük Eski Yunanca anatéllō ανατέλλω  “doğmak, çıkmak, kalkış, doğuş, özellikle güneşin doğuşu, doğu, Ege’nin doğusu” fiilinden türetilmiştir. Hititlerin de sahiplendiği bu anayurt belki de bu nedenle vakti zamanıyla Güneş ile sambolize edildi. Gerçi Tunç Çağı’ndan günümüze en az otuz kadar medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

İkinci kelimemiz olan Halk. Kimdir bu Halk? Bu otuz medeniyetten hangisine mensuptur? Hangi taraf için savaşmıştır, hangi taraf için ölmüştür. Hangi din hangi kültür için yaşamını ne koşullarda varederek atalarımız bizlere bugünkü varlığımızı sunmuştur, bir düşünelim. İronik bir gazete manşeti şöyle diyordu: “Halk plajlara akın etti, vatandaş denize giremedi”. Bu makbul vatandaşların, oy ve vergi veren Yunan ya da Romalı vatandaşların halktan çektiği nedir? Vatandaş, belirli görevleri yerine getirmekle mükellef ve o sırada sorumluluğu altında yaşadığı medeniyette söz söyleme yetkisine sahip kişi ya da gruplardır. Peki ya halk nasıl olunur? Yine etimolojiye soruyoruz: Aramice/Süryanice χlḳ kökünden gelen χelḳā חֶלְקָא  “pay, bölük, kısım” sözcüğünden alıntıdır, diyor. İlkokul matematiğinden hatırlayabileceğimiz kesirler, OKEK ve OBEB hesabı. Mesela demokrasi dahil pek çok rejimi deneyimlemiş olan Antik Yunan kültüründe oy verebilen vatandaşlar sadece Yunan erkekleriydi. Yani köleler, meteikoslar, kadınlar, çocuklar halk paydasında olsa da vatandaş sayılmıyordu. OKEK ve OBEB’de hatırlarsanız farklı paydaları eşitleyerek toplama çıkarma yapabiliyorduk. Vatandaş payımız bizimdir dedikçe, kimin hakkı halka tecelli edebilir?

Barış. Savaşsızlık hali. Uzlaşma. Anlaşma. Yani mevcut bir savaşın ardından gelen el sıkışma. Adem’in iki çocuğu vardı Habil ile Kabil. Bunlar kıskançlık yüzünden birbirlerine düşman oldular. Yani payda, pay meselesinde uzlaşamadılar. OKEK, OBEB hesapları aynı halktan aynı anne babadan iki kardeşi düşman etti. Nuh’un çocukları Ham, Sam, Yafes yine aynı halkın, aynı anne babanın çocukları yine pay, payda meselelerinde uzlaşamadı. Anlayacağımız halkın matematiği genellikle uzlaşamayanların etkisiyle savaş fonksiyonlarını üretti. İki kardeş bir oyuncağı paylaşamayınca babaya şikayet götürmese, baba da onları ya da onlardan birini cezalandırmayacaktı. Siyasi, askeri, felsefi, dini liderlerin pek çoğunda anne baba ilişkileri biraz sorunludur. Bu nedenle idealizmin ardına sığınarak kendi annelerine ya da babalarına bir şey kanıtlamaya çalışırlar. Çocukken bize anlatılan bir mesel vardı: Babası bir çocuğunu senden adam olmaz diye evden kovar, çocuk bir komutan, lider, sonunda kral olur ve babasını çağırtır. Bak sen bana adam olamazsın dedin ama ben kral oldum diye. Babası güzelce yanıtlar oğlunu; ben sana kral olamazsın demedim, adam olamazsın dedim. Barış sözcüğünden bahsederken, anneyle babayla, aileyle barış, kendinle barış sonrasında komşuyla ve komşularla barış ister istemez dile geliyor.

Platform: Bir buluşma zemini, bir payda hali, bir halk, vatandaş hali, kesirlerde kesitler, OKEK ve OBEB hali.

Anadolu Halk ve Barış Platformu: AHBAP. Yine etimolojik olarak nasıl bir denk geliş yaşamışız bakalım: Arapça sözcük Arapça ḥbb kökünden gelen ḥabīb حبيب  “sevgili, dost” sözcüğünün çoğuludur.

Çatalhöyük’te bulunan atalarımızın genetik yapısıyla bugün orada yaşayan halkın genetik yapısının aynı denecek kadar örtüşmesi bence çok ilginç. Elbette Anadolu bir köprüdür yedi düvele kazan olmuştur. Ancak bir o kadar da tarihi kadar kadimdir bu yurdun insanı. İnsan sevgisini habib olmayı güdümleyen bir insanlık hareketi olarak AHBAP bir devrimin peşinde değildir. Kendimizle Barışık olmanın yollarını bulma peşindedir. Bu zaman zaman İl ve İlçe Konseylerimizin muhabbet (kökünde yine hub-sevgi vardır) buluşmalarında, bir garibin ruhuna merhem sohbetini götüren ziyarette, elinde avucunda olanı esirgemeden paylaşmanın kıvancındadır.

 

Sevgili Ahbaplarım bu bir başlangıç! An itibarıyla Twitter’da 55.500 takipçimiz var, sitemizin 3.000 üyesi var. İl ve İlçe Konseylerimiz 100’ün üzerinde başarılı proje yürüttüler ve yürütüyorlar. Bendeniz fakir de dilim döndüğünce hikâyesini anlatmaya çalışacağım.

Yaşasın Sevokrasi!

6 Yorum
  1. Şafak ARKUN 10 ay önce

    Açıklayıcı ve güzel paylaşımınız için teşekkürler.

  2. Veysi Bayram 10 ay önce

    Selam Umut arkadaş.Alanya’da aktf bir faaliyetiniz var mı?

  3. Uğur Koca 9 ay önce

    Çok güzel bir yazı olmuş @umutsun emeğine sağlık 🙂

  4. Melih Özdemir 9 ay önce

    Yeni katıldığım için yazıyı da daha yeni okuyabildim. Çok güzel açıklamışsınız elinize emeğinize sağlık 🙂
    @umutsun

Bir Cevap Bırakın

AHBAP PLATFORMU ÜYELİK SİSTEMİ

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account